Sağlık Bakanlığı Resmi sitesinde yer alan bilgilendirmeye göre, tam buğday unundan yapılan ekmeğin, bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların riskini büyük ölçüde ortadan kaldırdığı bildirildi.
Katıksız tam buğday unundan yapılan ekmeğin bir çok hastalığın oluşma riskini azalttığı belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı Resmi sitesinde yer alan bilgilendirmeye göre, tam buğday unundan yapılan ekmeğin, bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların riskini büyük ölçüde ortadan kaldırdığı bildirildi. Ayrıca tam buğday unundan yapılmış ekmeğin, daha fazla tokluk sağladığı, böylece günlük alınan enerji miktarını ve obezite oluşma riskini azalttığı ifade edildi.
Bilgilendirmede, Türkiye’de yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı önemli sağlık sorunlarının olduğuna dikkat çekilerek, yetersiz ve dengesiz beslenmenin, bebeklerde ve okul öncesi çocuklarda protein-enerji malnütrisyonu, D vitamini yetersizliği, anemi, zayıflık, şişmanlık, çeşitli vitamin yetersizlikleri, basit guatr ve yaygın diş çürükleri; yetişkinlerde şişmanlık, şeker hastalığı, hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarına yol açtığı kaydedildi.
Ayrıca, Türkiye’de yetersiz ve dengesiz beslenmenin ekonomik güçlüklerden daha çok , bilgi eksikliğinden kaynaklandığı belirtilerek, bireylerin beslenme konusunda bilinçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Milliyet
Türk bilim adamları, antikanserojen özelliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanan siyah üzümün kanser hastalarında destekleyici tedavide kullanılması için proje yürütecek.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ile Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı’nın ortaklaşa yürüteceği projenin başarıya ulaşması halinde hastalar yüksek fiyata aldıkları ithal ürünü çok ucuza edinebilecek.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, dünyada ve Türkiye’de artış gösteren lösemi, lenfoma ve myeloma gibi hastalıklara yönelik tedavilerde büyük gelişme olmasına rağmen olumlu sonuç alınamayan vakalar da bulunduğunu söyledi.
Yıllardır "Kemoterapinin yanı sıra destekleyici bir ürün alıp alamayacakları"nı soran hastalarına bununla ilgili bilimsel yayınlar az olduğu için çekingen yanıtlar verdiğini anlatan İlhan, bazı hastalarının ithal edilen pahalı ürünlerden kullandıklarını ifade etti. İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Son yıllarda siyah üzümün kabuğunda bulunan resveratrol adı verilen doğal antibiyotiğin lösemi hastalarında etkili olduğuna ilişkin araştırmalar yayımlandı. Bununla ilgili bir çalışma 33. Ulusal Hematoloji Kongresinde ikincilik ödülü aldı. Nature gibi dünyanın belli başlı dergilerinde bu maddenin kanser hücrelerine karşı etkili olduğu gösterildi ve çalışma çok hızlı ilerliyor. Hatta KML türü kanserli hastalarda çok etkin olan Glivec ilacına direnci olanlarda bile bu maddenin etkili olduğu ortaya çıktı. Yürüteceğimiz bu sosyal sorumluluk projesiyle önce Ziraat Fakültesi’ndeki araştırmacılar tarafından resveratrolun ülkede yetişen siyah üzümlerdeki oranı belirlenip ıslah çalışmaları yapılacak. Projenin ikinci aşamasında ise tıp fakültemizin hematoloji bilim dalında önce hayvan, sonra da insan deneyleriyle bu maddenin hastalar üzerindeki etkinliği belirlenecek. Proje başarıya ulaşırsa hastalar bu ürünlere çok daha ucuza ulaşabilecek."
"Ürünün kemoterapi gören hastalarda etkili olup olmadığı" sorusu üzerine de İlhan, bazı bilim adamlarının kemoterapiden sonra değerlerinde düşme olan trombosit ve lökositlerin toparlanmasında bu maddenin etkili olduğunu gösteren çalışmalar ortaya koyduklarını bildirdi. İlhan, "Literatüre geçen çok başarılı sonuçlar var. Kemoterapide dirençli olgularda bile işe yaradığı görülmüş" şeklinde konuştu.
Antikanserojen etkisi olan bu maddenin bir alternatif tedavi değil, ilaçla beraber alınması gereken tamamlayıcı bir ürün olduğunu vurgulayan İlhan, "Lösemi ve lenfoma tedavisinde, kemoterapinin etkisinin artırılması ya da yan etkilerinin azaltılması için kullanılabilecek. Ama bunun için öncelikle projemizin sonuçlanması gerekir" dedi.
-RESVERATROLUN ANTİKANSEROJEN VE ANTİMUTAJEN ÖZELLİĞİ-
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu da siyah üzümün soğuk hava koşulları, mantar enfeksiyonları gibi etkenlere bağlı olarak kendini korumak için ürettiği resveratrolun, antikanserojen ve antimutajen özelliği bulunduğunu söyledi.
Bu maddenin siyah üzüm çeşitlerinde yoğun olarak bulunduğunu anlatan Söylemezoğlu, araştırma kapsamında, asmanın gen merkezi olan Türkiye’de yetiştirilen üzüm çeşitlerinde bu maddenin düzeyinin belirleneceğini kaydetti.
Söylemezoğlu, çalışma kapsamında üzümün çekirdeği, kabuğu ve salkım sapının yanı sıra şarap ve pekmez gibi bu meyveden üretilen ürünlerdeki resveratrol düzeyine de bakacaklarını bildirdi.
Üzüm suyu ve kuru üzüm gibi besinlerdeki resveratrol oranını da araştıracaklarını belirten Söylemezoğlu, "Bu araştırma, hem kültür çeşitlerinde hem yabani tipteki asmalarda hem de Amerikan türlerinde yürütülecek" diye konuştu.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak ise projeyi TÜBİTAK, DPT ve diğer ilgili kuruluşların desteğiyle yürütmeyi planladıklarını söyledi. Milliyet
Mutfağınızdaki yiyecekler ne kadar sağlıklıysa, çocuğunuza sunacağınız yemekler de o kadar sağlıklı olur. Bu yüzden, mutfağınızdan meyve, sebze, süt ve yoğurdu kesinlikle eksik etmemelisiniz
Çocuğunuza sağlıklı besin seçenekleri sunmak ve bunlardan birini tercih etmesini sağlamak için öncelikle yapmanız gereken eve getireceğiniz besinlerde seçici olmaktır. Bunu sağlamak için market arabanızda olması ve olmaması gerekenler:
• İlk almanız gerekenler, meyve, süt, yoğurt ve peynirdir. • Şekerli süt ve yoğurt almayın. • Pastörize süt ve süt ürünlerini tercih edin. • Yoğurdun içerisine meyveyi taze olarak kendiniz ekleyin. • Meyve şekeri çoğunlukla yeterlidir, tatlıya yatkın bir damak tadının oluşumunu engellemek için şeker ilavesi yapmanıza gerek yok. • Buzdolabında süt bulunmayan gün olmasın. • Çocuğunuzun her gün bir bardak süt içmesini sağlayın.
Yemek Hazırlarken • Mümkün olduğunca hazır gıdaları (çorba, karışık et, köfte ve parça etleri) tercih etmeyin. Evde kendiniz hazırlayın. • Her öğünde taze olarak hazırlamaya özen gösterin. • Sebze ve meyveleri su ile çok iyi yıkayın. • Tatlı hariç yiyeceklere şeker ilave etmeyin. • Zeytinyağını tercih edin. • Mümkünse kendi yoğurdunuzu evde yapın. • Pilav ve makarnalarınızı yaparken katı yağ kullanmaktan vazgeçin.
YEMEKLERİ DAHA DEĞERLİ HALE GETİRİN • Yiyecekleri hazırlarken çok uzun süre pişirmeyin. • Çok miktarda hazırlayıp defalarca ısıtmayın. • Zeytinyağını en son ocaktan aldıktan sonra ekleyin. • Elle doğranabilen sebze ve salata malzemelerini elle doğrayın; bıçak kullanmayın. • Sirke ve limon ilavesi ile asit ortam oluşturulan, yiyecekleri (salata vb.) bekletmeyin. Bu tarz sosları en son, sofraya getirirken ilave edin. • Gaz yapıcı öğeleri uzaklaştırmak adına, kuru baklagillerin bekleme suyunu dökün, haşlama suyunu değil. • Makarnayı kepekli veya vitamin ilaveli tercih edin ve makarnayı suyunu çektirme yöntemi ile hazırlayın. Sebzeleri ve makarnayı haşlayarak suyunu dökmeyin. • Tatlılara şekeri (özellikle sütlü tatlıları) ocaktan aldıktan sonra ekleyin. • Pişirme yöntemi olarak kızartma, kavurma ve mangal yöntemlerini kullanmayın. • Bu yöntemler ile besinler aşırı yağ çekip, yanmış yağ tüketimine neden olur. Ayrıca besinin yüksek ısı ile doğrudan teması sonucu kanser yapıcı öğeler ortaya çıkar, besin değeri azalır. • Izgara, fırında, haşlama veya buharda pişirme yöntemlerini tercih edin. Bu sağlıklı pişirme yöntemleri, ateş ve yağ ile teması en aza indirmesi ve bu sayede besin değerini koruması açısından önemlidir. • Meyvelerin sularını konsantre olarak değil, taze sıkarak en geç 2-3 dakika içinde tüketin, kesinlikle bekletmeyin.
Malzemeler: 1200 gr. kuzu veya koyun eti 2 adet domates 3 adet havuç 1 sap kereviz 5 adet patates 1 adet soğan 2 tatlı kaşığı kekik 1 çorba kaşığı margarin 8 adet yağlı kağıt Karabiber Tuz
Hazırlanışı : Domatesin kabuklarını soyup, küçük parçalara doğrayın. Soğanı rendeleyin. Maydanozla kereviz yapraklarını temizleyip yıkadıktan sonra ince ince doğrayın. Havuçların dışlarını kazıyın, kabukları soyulmuş patateslerle birlikte ufak parçalara doğrayın.
Eti de kuşbaşı doğrayın.
Bir tavaya margarin ile rendelenmiş soğan ve kesilmiş etleri koyarak karıştırarak kavurun. Etler kavrulunca bunları yağlı kağıtların ortalarına yerleştirin.
Sebzeleri de üstlerine serpiştirin. Tuzunu, biberini ve kekiğini de serptikten sonra her yağlı kağıdın uçlarını paket yapar gibi birleştirerek iyice kapayın.
Kağıt paketleri bir tepsiye yerleştirdikten sonra orta sıcaklıkta bir fırına koyun. Fırının ısısını hafifletin ve kebapları fırında 2 saat pişirin.
Kebaplar pişince bunları kağıtlarıyla servis tabağına yerleştirip sofraya çıkarın
Malzemeler : 750 gr kuşbaşı koyun eti 500 gr taze fasülye 500 gr patlıcan 500 gr taze bamya 500 gr kabak 2 adet soğan 6 adet domates 6 adet sivribiber 6 çorba kaşığı tereyağı Tuz Su
Hazırlanışı : Sebzeleri yıkayın. Fasülyeyi ve bamyayı ayıklayın. Patlıcanı alaca soyun.Kabağı soyun. Sivibiberin sap ve çekirdeklerini ayıklayın. Fasülye, sivribiber, patlıcan ve kabağı kuşbaşı doğrayın. Domatesin çekirdeklerini çıkartıp dörde bölün. Eti bir tencereye koyup, tereyağı, soğan ve sivribiber ilave edin. Orta hararetteki ateşte, et bıraktığı suyu çekinceye kadar kavurun. Sebzeleri ve suyu ilave edin ve etler yumuşayıncaya kadar önce harlı, ardından kısık ateşte pişirin
Malzemeler : 500 gr. orta yağlı koyun kıyması 3 adet domates veya 4 çorba kaşığı tuzsuz domates salçası 4 adet patates 3 çorba kaşığı margarin 3 dilim ekmek içi 1 adet soğan 1/2 demet maydanoz Karabiber Tuz
***
Hazırlanışı : 2 defa çekilmiş kıymanın içine rendelenmiş soğanı, ıslatılıp sıkılmış ekmek içini, tuz, karabiber ve maydanozu koyun. Bunları iyice yoğurduktan sonra ıslak avuçlarla oval şekil vererek 1 parmak kalınlığına getirin.
Patatesleri soyup köfte büyüklüğünde yuvarlak dilimler kesin. Bir tavada margarini eritin ve patatesleri bu yağda kızartıp bir tepsiye dizin.
Daha sonra aynı yağda köfteleri kızartıp patateslerin üzerine koyun.
Tavada kalan yağa, kabukları soyulmuş, zar şeklinde doğranmış domatesleri veya sulandırılmış domates salçasını koyup 2 dakika kavurun ve 1/2 bardak su ilave edip kaynatın. Bu kaynatılan suyu tepsideki köftelerin üzerine dökün. Kapağı kapatın ve 15 dakika pişirin.
Servis tabağına köfteleri patateslerin üzerinde olarak çıkartıp servis yapın.
400 gr kıyma 1 soğan 1 çay b. pirinç 1 tutam maydanoz 1 yumurta panelemek için: 2 yumurta
un
HAZIRLANIŞI:
Kıymanın üçte birini içine hiç birşey koymadan bir iki dakika kavuralım. pirinci haşlayıp sudan geçirip süzelim. bu malzemeler soğuduktan sonra kalan çiğ kıymanın içine koyalım. üzerine yumurtayı,soğan rendesini,tuz ve karabiberi ekleyelim. köfte harcını bu şekilde buzdolabında yarım saat dinlendirelem. daha sonra şeklini verip tekrar buzdolabında yarım saat dinlendirdikten sonra önce una daha sonra yumurtaya bulayıp kızgın yağda kızartalım. yanında haşlandıktan sonra tavada baharatla kızartılmış taze
patates ve yeşillikler eşliğinde sıcak servis yapalım.
400 gr. kıyma 1 soğan 1 yumurta tuz,karabiber, kekik maydanoz 1 demet ıspanak 1 soğan
2 diş sarımsak
Beşamel sos için: 1 su b. süt 1 çorba k. un sıvıyağ Üzeri için: kaşar peyniri rendesi tuz,karabiber muskat
HAZIRLANIŞI: Kıymanın içine soğanı rendeleyin. maydanozu doğrayın. yumurtayı kırın. tuz,karabiber,kekik koyup yoğurun. dikdörtgen fırın kabının içine harcı yayın . daha sonra kenarlara toplayarak ortasını boşaltın. bu şekilde 10 dakika fırında pişirin. diğer tarafta soğan,sarımsak ve ıspanakları sıvıyağ ile soteleyin. beşamel sos için unu sıvıyağ ile kavurun ve üzerine süt ve muskat ekleyerek kıvamını verin. fırından aldığınız köftenin ortasına ıspanakları yerleştirin. üzerine beşamel sosu dökün ve kaşar peyniri serpin. bu şekilde de 10 dakika pişirip sıcak servis yapın.
yarım kg tavuk 1 soğan 1 tutam maydonoz kurutulmuş ekmek 1 yumurta 1 diş sarımsak tuz,karabiber püresi için: 4 patates 1 su b. süt 1 çorba k. tereyağı sosu için: 2 domates 1 tutam kuru domates 2 diş sarımsak fesleğen,zeytinyağı,tuz
HAZIRLANIŞI:
Köftesi için karıştırma kabına çekilmiş tavuk göğsü,
soğan, doğranmış mayadanozkurutulmuş ekmek
yumurta, tuz, karabiber ve sarımsak ilave edilerek
karıştırılır. hazırlanan köfte çanak şekli verilerek tepsiye dizilir.Püresi için haşlanmış patatesler ezilir.
tereyağı vesüt ilave edilerek karıştırılır.diğer taraftan
sosu hazırlanır.domatesler doğranarak sıvıyağda
sotelenir.üzerine ıslatılan kuru domates doğranır.
sarımsak , fesleğen,zeytinyağı ve tuzu ilave edilerek
pişirilir.hazırlanan püre köftelerin içine şanti
torbasıyla sıkılır.sosu da etrafına dökülerek fırına
Mayıs için hoş kokusu ve tadıyla baharın müjdecisi olan çileği seçtik. Günümüzde gelişmiş seracılık sayesinde market ve manavlarda kolaylıkla bulabildiğimiz çilek tüm pasta ve tatlılarda kullanılır Çileğin yaklaşık 600 çeşidi bilinmekte ve ülkemizde belli başlı 6 çeşidi yetiştirilmektedir. Bunlar iri meyveli frenk çileği, turfanda yetiştirilen sera çileği, aroması yüksek Arnavutköy çileği, genellikle reçel yapımında kullanılan Ereğli çileği, Bursa çileği ve ormanlarda yetişen yabani çilektir.
Mevsimi çok kısa süren çilek en dayanıksız meyvelerden biridir ve ancak 2 gün zor dayanır. Yıkamadan geniş bir çanak içinde buzdolabında saklanır. En iyisi çarşıdan alır almaz tüketmektir.
Çilek seçerken fazla beklememiş, parlak kırmızı, sapları yeşil ve canlı görünümlü olmalıdır. Büyüklüğü önemli değildir, taze olduktan sonra hepsi aynı tatlılığa ve sululuğa sahiptir.
Çilekler 1 yıla kadar dondurularak saklanabilir. Bunun için taze, sert ve olgun olanlarını önce buzlu suda iyice yıkamalı, sonra sapları çıkarılmalı birkaç kez iyice kağıt havlularla kurulanmalı ve havası mümkün olduğunca alınmış bir kapta dondurucuya yerleştirilmelidir.Çileklerin içine fazla su çekmemesi için yıkandıktan sonra hemen sapları ayıklanmalıdır.