Google
MEMONUN MUTFAĞI - Blogcu



MEMONUN MUTFAĞI

24/6/2009 - Tam buğday ekmeği kanseri önlüyor!

Kategori: SAGLIK


 بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Sağlık Bakanlığı Resmi sitesinde yer alan bilgilendirmeye göre, tam buğday unundan yapılan ekmeğin, bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların riskini büyük ölçüde ortadan kaldırdığı bildirildi.

Katıksız tam buğday unundan yapılan ekmeğin bir çok hastalığın oluşma riskini azalttığı belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı Resmi sitesinde yer alan bilgilendirmeye göre, tam buğday unundan yapılan ekmeğin, bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların riskini büyük ölçüde ortadan kaldırdığı bildirildi. Ayrıca tam buğday unundan yapılmış ekmeğin, daha fazla tokluk sağladığı, böylece günlük alınan enerji miktarını ve obezite oluşma riskini azalttığı ifade edildi.

-DENGESİZ BESLENME BİLGİ EKSİKLİĞİNDEN KAYNAKLANIYOR-

Bilgilendirmede, Türkiye’de yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı önemli sağlık sorunlarının olduğuna dikkat çekilerek, yetersiz ve dengesiz beslenmenin, bebeklerde ve okul öncesi çocuklarda protein-enerji malnütrisyonu, D vitamini yetersizliği, anemi, zayıflık, şişmanlık, çeşitli vitamin yetersizlikleri, basit guatr ve yaygın diş çürükleri; yetişkinlerde şişmanlık, şeker hastalığı, hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarına yol açtığı kaydedildi.

Ayrıca, Türkiye’de yetersiz ve dengesiz beslenmenin ekonomik güçlüklerden daha çok , bilgi eksikliğinden kaynaklandığı belirtilerek, bireylerin beslenme konusunda bilinçlendirilmesinin önemi vurgulandı.
Milliyet

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

24/6/2009 - Siyah üzüm mucizesi

Kategori: SAGLIK


Türk bilim adamları, antikanserojen özelliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanan siyah üzümün kanser hastalarında destekleyici tedavide kullanılması için proje yürütecek.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ile Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı’nın ortaklaşa yürüteceği projenin başarıya ulaşması halinde hastalar yüksek fiyata aldıkları ithal ürünü çok ucuza edinebilecek.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, dünyada ve Türkiye’de artış gösteren lösemi, lenfoma ve myeloma gibi hastalıklara yönelik tedavilerde büyük gelişme olmasına rağmen olumlu sonuç alınamayan vakalar da bulunduğunu söyledi.

Yıllardır "Kemoterapinin yanı sıra destekleyici bir ürün alıp alamayacakları"nı soran hastalarına bununla ilgili bilimsel yayınlar az olduğu
 için çekingen yanıtlar verdiğini anlatan İlhan, bazı hastalarının ithal edilen pahalı ürünlerden kullandıklarını ifade etti. İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son yıllarda siyah üzümün kabuğunda bulunan resveratrol adı verilen doğal antibiyotiğin lösemi hastalarında etkili olduğuna ilişkin araştırmalar yayımlandı. Bununla ilgili bir çalışma 33. Ulusal Hematoloji Kongresinde ikincilik ödülü aldı. Nature gibi dünyanın belli başlı dergilerinde bu maddenin kanser hücrelerine karşı etkili olduğu gösterildi ve çalışma çok hızlı ilerliyor. Hatta KML türü kanserli hastalarda çok etkin olan Glivec ilacına direnci olanlarda bile bu maddenin etkili olduğu ortaya çıktı. Yürüteceğimiz bu sosyal sorumluluk projesiyle önce Ziraat Fakültesi’ndeki araştırmacılar tarafından resveratrolun ülkede yetişen siyah üzümlerdeki oranı belirlenip ıslah çalışmaları yapılacak. Projenin ikinci aşamasında ise tıp fakültemizin hematoloji bilim dalında önce hayvan, sonra da insan deneyleriyle bu maddenin hastalar üzerindeki etkinliği belirlenecek. Proje başarıya ulaşırsa hastalar bu ürünlere çok daha ucuza ulaşabilecek."

"Ürünün kemoterapi gören hastalarda etkili olup olmadığı" sorusu üzerine de İlhan, bazı bilim adamlarının kemoterapiden sonra değerlerinde düşme olan trombosit ve lökositlerin toparlanmasında bu maddenin etkili olduğunu gösteren çalışmalar ortaya koyduklarını bildirdi. İlhan, "Literatüre geçen çok başarılı sonuçlar var. Kemoterapide dirençli olgularda bile işe yaradığı görülmüş" şeklinde konuştu.

Antikanserojen etkisi olan bu maddenin bir alternatif tedavi değil, ilaçla beraber alınması gereken tamamlayıcı bir ürün olduğunu vurgulayan İlhan, "Lösemi ve lenfoma tedavisinde, kemoterapinin etkisinin artırılması ya da yan etkilerinin azaltılması için kullanılabilecek. Ama bunun için öncelikle projemizin sonuçlanması gerekir" dedi.

 -RESVERATROLUN ANTİKANSEROJEN VE ANTİMUTAJEN ÖZELLİĞİ-

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu da siyah üzümün soğuk hava koşulları, mantar enfeksiyonları gibi etkenlere bağlı olarak kendini korumak için ürettiği resveratrolun, antikanserojen ve antimutajen özelliği bulunduğunu söyledi.

Bu maddenin siyah üzüm çeşitlerinde yoğun olarak bulunduğunu anlatan Söylemezoğlu, araştırma kapsamında, asmanın gen merkezi olan Türkiye’de yetiştirilen üzüm çeşitlerinde bu maddenin düzeyinin belirleneceğini kaydetti.

Söylemezoğlu, çalışma kapsamında üzümün çekirdeği, kabuğu ve salkım sapının yanı sıra şarap ve pekmez gibi bu meyveden üretilen ürünlerdeki resveratrol düzeyine de bakacaklarını bildirdi.

Üzüm suyu ve kuru üzüm gibi besinlerdeki resveratrol oranını da araştıracaklarını belirten Söylemezoğlu, "Bu araştırma, hem kültür çeşitlerinde hem yabani tipteki asmalarda hem de Amerikan türlerinde yürütülecek" diye konuştu.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak ise projeyi TÜBİTAK, DPT ve diğer ilgili kuruluşların desteğiyle yürütmeyi planladıklarını söyledi.
Milliyet

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

24/6/2009 - Sağlıklı beslenmek için alışverişinize dikkat!...

Kategori: SAGLIK


Mutfağınızdaki yiyecekler ne kadar sağlıklıysa, çocuğunuza sunacağınız yemekler de o kadar sağlıklı olur. Bu yüzden, mutfağınızdan meyve, sebze, süt ve yoğurdu kesinlikle eksik etmemelisiniz

Çocuğunuza sağlıklı besin seçenekleri sunmak ve bunlardan birini tercih etmesini sağlamak için öncelikle yapmanız gereken eve getireceğiniz besinlerde seçici olmaktır. Bunu sağlamak için market arabanızda olması ve olmaması gerekenler:

• İlk almanız gerekenler, meyve, süt, yoğurt ve peynirdir.
• Şekerli süt ve yoğurt almayın.
• Pastö
rize süt ve süt ürünlerini tercih edin.
• Yoğurdun içerisine meyveyi taze olarak kendiniz ekleyin.
• Meyve şekeri çoğunlukla yeterlidir, tatlıya yatkın bir damak tadının oluşumunu engellemek için şeker ilavesi yapmanıza gerek yok.
• Buzdolabında süt bulunmayan gün olmasın.
• Çocuğunuzun her gün bir bardak süt içmesini sağlayın.

Yemek Hazırlarken
• Mümkün olduğunca hazır gıdaları (çorba, karışık et, köfte ve parça etleri) tercih etmeyin. Evde kendiniz hazırlayın.
• Her öğünde taze olarak hazırlamaya özen gösterin.
• Sebze ve meyveleri su ile çok iyi yıkayın.
• Tatlı hariç yiyeceklere şeker ilave etmeyin.
• Zeytinyağını tercih edin.
• Mümkünse kendi yoğurdunuzu evde yapın.
• Pilav ve makarnalarınızı yaparken katı yağ kullanmaktan vazgeçin.

YEMEKLERİ DAHA DEĞERLİ HALE GETİRİN
• Yiyecekleri hazırlarken çok uzun süre pişirmeyin.
• Çok miktarda hazırlayıp defalarca ısıtmayın.
• Zeytinyağını en son ocaktan aldıktan sonra ekleyin.
• Elle doğranabilen sebze ve salata malzemelerini elle doğrayın; bıçak kullanmayın.
• Sirke ve limon ilavesi ile asit ortam oluşturulan, yiyecekleri (salata vb.) bekletmeyin. Bu tarz sosları en son, sofraya getirirken ilave edin.
• Gaz yapıcı öğeleri uzaklaştırmak adına, kuru baklagillerin bekleme suyunu dökün, haşlama suyunu değil.
• Makarnayı kepekli veya vitamin ilaveli tercih edin ve makarnayı suyunu çektirme yöntemi ile hazırlayın. Sebzeleri ve makarnayı haşlayarak suyunu dökmeyin.
• Tatlılara şekeri (özellikle sütlü tatlıları) ocaktan aldıktan sonra ekleyin.
• Pişirme yöntemi olarak kızartma, kavurma ve mangal yöntemlerini kullanmayın.
• Bu yöntemler ile besinler aşırı yağ çekip, yanmış yağ tüketimine neden olur. Ayrıca besinin yüksek ısı ile doğrudan teması sonucu
kanser yapıcı öğeler ortaya çıkar, besin değeri azalır.
• Izgara, fırında, haşlama veya buharda pişirme yöntemlerini tercih edin. Bu sağlıklı pişirme yöntemleri, ateş ve yağ ile teması en aza indirmesi ve bu sayede besin değerini koruması açısından önemlidir.
• Meyvelerin sularını konsantre olarak değil, taze sıkarak en geç 2-3 dakika içinde tüketin, kesinlikle bekletmeyin.

Beslenme Diyet Dergisi

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/6/2009 - Hasan Paşa Kebapı

Kategori: ETLI YEMEKLER
  Malzemeler :
  1200 gr. kuzu veya koyun eti
 2 adet domates
 3 adet havuç
 1 sap kereviz
 5 adet patates
 1 adet soğan
 2 tatlı kaşığı kekik
 1 çorba kaşığı margarin
 8 adet yağlı kağıt
 Karabiber
 Tuz

  Hazırlanışı :
Domatesin kabuklarını soyup, küçük parçalara doğrayın. Soğanı rendeleyin. Maydanozla kereviz yapraklarını temizleyip yıkadıktan sonra ince ince doğrayın. Havuçların dışlarını kazıyın, kabukları soyulmuş patateslerle birlikte ufak parçalara doğrayın.

Eti de kuşbaşı doğrayın.

Bir tavaya margarin ile rendelenmiş soğan ve kesilmiş etleri koyarak karıştırarak kavurun. Etler kavrulunca bunları yağlı kağıtların ortalarına yerleştirin.

Sebzeleri de üstlerine serpiştirin. Tuzunu, biberini ve kekiğini de serptikten sonra her yağlı kağıdın uçlarını paket yapar gibi birleştirerek iyice kapayın.

Kağıt paketleri bir tepsiye yerleştirdikten sonra orta sıcaklıkta bir fırına koyun. Fırının ısısını hafifletin ve kebapları fırında 2 saat pişirin.

Kebaplar pişince bunları kağıtlarıyla servis tabağına yerleştirip sofraya çıkarın

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/6/2009 - ETLİ YAZ TÜRLÜSÜ (10 Kişilik)

Kategori: ETLI YEMEKLER

   Malzemeler :
750 gr kuşbaşı koyun eti
500 gr taze fasülye
500 gr patlıcan
500 gr taze bamya
500 gr kabak
2 adet soğan
6 adet domates
6 adet sivribiber
6 çorba kaşığı tereyağı
Tuz
Su






Hazırlanışı :
Sebzeleri yıkayın. Fasülyeyi ve bamyayı ayıklayın. Patlıcanı alaca soyun.Kabağı soyun. Sivibiberin sap ve çekirdeklerini ayıklayın. Fasülye, sivribiber, patlıcan ve kabağı kuşbaşı doğrayın. Domatesin çekirdeklerini çıkartıp dörde bölün. Eti bir tencereye koyup, tereyağı, soğan ve sivribiber ilave edin. Orta hararetteki ateşte, et bıraktığı suyu çekinceye kadar kavurun. Sebzeleri ve suyu ilave edin ve etler yumuşayıncaya kadar önce harlı, ardından kısık ateşte pişirin

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/6/2009 - İZMİR KÖFTESİ

Kategori: KOFTELER
Malzemeler :
500 gr. orta yağlı koyun kıyması
3 adet domates veya 4 çorba kaşığı tuzsuz
domates salçası
4 adet patates
3 çorba kaşığı margarin
3 dilim ekmek içi 1 adet soğan
1/2 demet maydanoz
Karabiber
Tuz


***

Hazırlanışı :

2 defa çekilmiş kıymanın içine rendelenmiş soğanı, ıslatılıp sıkılmış ekmek içini, tuz, karabiber ve maydanozu koyun. Bunları iyice yoğurduktan sonra ıslak avuçlarla oval şekil vererek 1 parmak kalınlığına getirin.

Patatesleri soyup köfte büyüklüğünde yuvarlak dilimler kesin.

Bir tavada margarini eritin ve patatesleri bu yağda kızartıp bir tepsiye dizin.

Daha sonra aynı yağda köfteleri kızartıp patateslerin üzerine koyun.

Tavada kalan yağa, kabukları soyulmuş, zar şeklinde doğranmış domatesleri veya sulandırılmış domates salçasını koyup 2 dakika kavurun ve 1/2 bardak su ilave edip kaynatın.

Bu kaynatılan suyu tepsideki köftelerin üzerine dökün. Kapağı kapatın ve 15 dakika pişirin.

Servis tabağına köfteleri patateslerin üzerinde olarak çıkartıp servis yapın.
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

29/5/2008 - KIZARMIŞ PATATESLİ KADINBUDU KÖFTE..

Kategori: KOFTELER

﴿ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴾

MALZEMELER:

400 gr kıyma
1 soğan
1 çay b. pirinç
1 tutam maydanoz
1 yumurta
panelemek için:
2 yumurta

un


HAZIRLANIŞI:


Kıymanın üçte birini içine hiç birşey koymadan bir iki
dakika kavuralım. pirinci haşlayıp sudan geçirip süzelim.
bu malzemeler soğuduktan sonra kalan çiğ kıymanın
içine koyalım. üzerine yumurtayı,soğan rendesini,tuz
ve karabiberi ekleyelim. köfte harcını bu şekilde buzdolabında
yarım saat dinlendirelem. daha sonra şeklini verip tekrar
buzdolabında yarım saat dinlendirdikten sonra önce una
daha sonra yumurtaya bulayıp kızgın yağda kızartalım.
yanında haşlandıktan sonra tavada baharatla kızartılmış taze

patates ve yeşillikler eşliğinde sıcak servis yapalım.

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

29/5/2008 - ISPANAKLI KÖFTE

Kategori: KOFTELER

MALZEMELER

400 gr. kıyma
1 soğan
1 yumurta
tuz,karabiber, kekik
maydanoz
1 demet ıspanak
1 soğan

2 diş sarımsak

Beşamel sos için:
1 su b. süt
1 çorba k. un
sıvıyağ
Üzeri için:
kaşar peyniri rendesi
tuz,karabiber
muskat

HAZIRLANIŞI:
Kıymanın içine soğanı rendeleyin. maydanozu
doğrayın. yumurtayı kırın. tuz,karabiber,kekik
koyup yoğurun. dikdörtgen fırın kabının içine
harcı yayın . daha sonra kenarlara toplayarak
ortasını boşaltın. bu şekilde 10 dakika fırında
pişirin. diğer tarafta soğan,sarımsak ve ıspanakları
sıvıyağ ile soteleyin. beşamel sos için unu sıvıyağ
ile kavurun ve üzerine süt  ve muskat ekleyerek kıvamını verin.
fırından aldığınız köftenin ortasına ıspanakları yerleştirin.
üzerine beşamel sosu dökün ve kaşar peyniri serpin.
bu şekilde de 10 dakika pişirip sıcak servis yapın.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

29/5/2008 - TAVUKLU HASANPAŞA KÖFTESİ

Kategori: KOFTELER

﴿ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴾

MALZEMELER:

yarım kg tavuk
1 soğan
1 tutam maydonoz
kurutulmuş ekmek
1 yumurta
1 diş sarımsak
tuz,karabiber
püresi için:
4 patates
1 su b. süt
1 çorba k. tereyağı
sosu için:
2 domates
1 tutam kuru domates
2 diş sarımsak
fesleğen,zeytinyağı,tuz


HAZIRLANIŞI:


Köftesi için karıştırma kabına çekilmiş tavuk göğsü,

soğan, doğranmış mayadanozkurutulmuş ekmek

yumurta, tuz,  karabiber ve sarımsak ilave edilerek

karıştırılır. hazırlanan köfte çanak şekli verilerek
tepsiye dizilir.Püresi için haşlanmış patatesler ezilir.

tereyağı vesüt ilave edilerek karıştırılır.diğer taraftan

sosu hazırlanır.domatesler doğranarak sıvıyağda

sotelenir.üzerine ıslatılan kuru domates doğranır.

sarımsak , fesleğen,zeytinyağı ve tuzu ilave edilerek

pişirilir.hazırlanan püre köftelerin içine şanti

torbasıyla sıkılır.sosu da  etrafına dökülerek fırına

verilir.üzeri kızarana kaadr pişirilir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/4/2008 - HOŞ KOKULU ÇİLEK

Kategori: MEYVELER

   ÇİLEK

 

Mayıs için hoş kokusu ve tadıyla baharın müjdecisi olan çileği seçtik. Günümüzde gelişmiş seracılık sayesinde market ve manavlarda kolaylıkla bulabildiğimiz çilek tüm pasta ve tatlılarda kullanılır
Çileğin yaklaşık 600 çeşidi bilinmekte ve ülkemizde belli başlı 6 çeşidi yetiştirilmektedir. Bunlar iri meyveli frenk çileği, turfanda yetiştirilen sera çileği, aroması yüksek Arnavutköy çileği, genellikle reçel yapımında kullanılan Ereğli çileği, Bursa çileği ve ormanlarda yetişen yabani çilektir.

Mevsimi çok kısa süren çilek en dayanıksız meyvelerden biridir ve ancak 2 gün zor dayanır. Yıkamadan geniş bir çanak içinde buzdolabında saklanır. En iyisi çarşıdan alır almaz tüketmektir.

Çilek seçerken fazla beklememiş, parlak kırmızı, sapları yeşil ve canlı görünümlü olmalıdır. Büyüklüğü önemli değildir, taze olduktan sonra hepsi aynı tatlılığa ve sululuğa sahiptir.

Çilekler 1 yıla kadar dondurularak saklanabilir. Bunun için taze, sert ve olgun olanlarını önce buzlu suda iyice yıkamalı, sonra sapları çıkarılmalı birkaç kez iyice kağıt havlularla kurulanmalı ve havası mümkün olduğunca alınmış bir kapta dondurucuya yerleştirilmelidir.Çileklerin içine fazla su çekmemesi için yıkandıktan sonra hemen sapları ayıklanmalıdır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Mutfakla ilgili her konuyu burada bulabilirsiniz.püf noktaları,tarifler,pratik bilgiler,baharatlar. Tarifleri benden pişirmesi sizden.

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

bloghaberci
blogsinema
elcalismalarim
superbabaanne
helyum24
taylanla2008
renksinemasi
ruyatabirler
kisamesaj
makyajvebakim